Bu kelime hakkında daha fazla bilgi edin
Interest rate
Ödünç alınan paranın maliyeti veya yatırılan paranın getirisi olarak tanımlanan orandır. Genellikle yıllık yüzde olarak ifade edilir.
Bağlamdaki örnekler
Low interest rates encourage consumers to spend more.
Düşük faiz oranları tüketicileri daha fazla harcama yapmaya teşvik eder.
The central bank raised the benchmark interest rate.
Merkez bankası gösterge faiz oranını yükseltti.
Daha fazla İngilizce deste keşfet
💬 Umi hocanımızla iki dil konuşabilir hale gel
Umi telaffuzunu ve dilbilgini düzeltecek ve sana doğal olarak nasıl cevap vereceğini öğretecek.