Buzları eritmek Keyifsiz hissetmek Tam üstüne basmak Ateş pahası olmak Çocuk oyuncağı Ağzından kaçırmak Dişini sıkmak Paydos etmek Baştan savma yapmak Omuz silkmek İki dünyanın da en iyisi Gece yarılarına kadar dirsek çürütmek Lafı dolandırmak Kırk yılda bir Bir taşla iki kuş vurmak İyi günde kötü günde Çığırından çıkmak Fırsatı kaçırmak Aynı fikirde olmak Enseyi karartmamak
Bu kelime hakkında daha fazla bilgi edin
Bite the bullet
Hoş olmayan ama kaçınılmaz bir durumu cesaretle göğüslemek veya kabullenmek demektir. Acıya veya zorluğa sabrederek işi bitirmeyi anlatır.
Bağlamdaki örnekler
I hate the dentist, but I just have to bite the bullet.
Dişçiden nefret ediyorum ama dişimi sıkmak zorundayım.
She decided to bite the bullet and finish the report.
Dişini sıkmaya ve raporu bitirmeye karar verdi.
Daha fazla İngilizce deste keşfet
💬 Umi hocanımızla iki dil konuşabilir hale gel
Umi telaffuzunu ve dilbilgini düzeltecek ve sana doğal olarak nasıl cevap vereceğini öğretecek.