Bu kelime hakkında daha fazla bilgi edin
The Bail
Bir şüphelinin duruşma gününe kadar serbest bırakılması karşılığında mahkemeye sunulan nakdi güvencedir. Şartlara uyulmazsa bu para devlete kalır.
Bağlamdaki örnekler
He was released on bail.
Kefaletle serbest bırakıldı.
The judge set a high bail.
Yargıç yüksek bir kefalet belirledi.
Daha fazla İngilizce deste keşfet
💬 Umi hocanımızla iki dil konuşabilir hale gel
Umi telaffuzunu ve dilbilgini düzeltecek ve sana doğal olarak nasıl cevap vereceğini öğretecek.